Türkiye Prefabrik Birliği | Sayı: 134

köşe bölgede ortaya çıkan betonarme elemanların kesitlerinin oldukça küçük ve donatı miktarının/düzeninin çok alt seviyelerde olduğu görülmüştür. 2019’da hizmete giren Gökçe İlkoku- lu (Şekil 34) son yönetmelik ilkelerine göre tasarlanmış ve inşa edilmiştir. Ya- pılan incelemede herhangi bir yapısal olan ya da olmayan hasara rastlanma- mıştır; yapının hemen kullanım seviye- sinde olmasına karşın kısmi bodrum katın yol açtığı kısa kolonlar dikkati çekmektedir. Şekil 35’de inceleme eki- bi görülmektedir. 2.3. Prefabrike Binalar Prefabrike betonarme yapı teknolojisi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra artan konut ihtiyacıyla birlikte hızlı yapım tekniği ile özellikle Avrupa ülkelerinde oldukça yaygın bir biçimde kullanıl- mıştır. 1960’lı yıllarda ülkemizde de prefabrike ilkokulların yapımıyla baş- lanan süreç ülkemizin sanayileşme- sine paralel olarak daha çok sanayi yapılarında yoğun olarak kullanılmış ve günümüzde de kullanılmaktadır. Halen ülkemizdeki sanayi yapılarının çok bü- yük çoğunluğu prefabrike betonarme sistemle inşa edilmektedir. 2.3.1. Önceki Depremlerde Prefabri- ke Binaların Performansı Türkiye’de yaşanan önceki depremler- de, prefabrike betonarme sanayi yapı- larının hatalı tasarım, üretim, yetersiz rijitlik ve süneklik gibi nedenlerle ağır hasarlar aldıkları ya da yer yer göçtük- leri görülmüştür. Deprem sorunu olma- yan bazı ülkelerden Türkiye’ye herhan- gi bir iyileştirme yapılmadan giren pek çok sistem son 28 yılda kendilerinden beklenen performansı gösterememiş- lerdir. Özellikle birleşim bölgelerinin uygun düzenlenmemesi nedeniyle ya- pısal hasarların/göçmelerin arttığı gö- rülmektedir. Önceki depremler sonra- sında yapılan çalışmalarda hasar alan ve toptan göçen yapıların, özellikle deprem etkilerinin tamamının çatı dü- zeyindeki bağlantıları mafsallı, tabanda soket temellere ankastre olarak bağ- lanan kolonlar tarafından karşılanan tek katlı (ya da kısmi ara katlı) binalar (R=3) olduğu görülmüştür. Ülkemiz- deki prefabrike betonarme yapı stoğu- nun büyük kısmı da bu tip binalardan oluşmaktadır. ABYYHY1975 [12], ABYYHY1998 [13] ve DBYBHY2007 [14]’de prefabrike betonarme yapılar ile ilgili ilkeler ve tasarım esasları yer almakta, ancak özellikle ABYYHY1998 ve DBYBHY2007 yönetmeliklerindeki kolonları altta ankastre üstte mafsallı olan prefabrike yapılarda taşıyıcı sis- tem davranış katsayısının (R) değiştiği bilinmektedir. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği-2018 (TBDY-2018)’de [15] deprem etkisi altında önüretimli betonarme bina taşıyıcı sistemleri- nin tasarımı için özel kurallar bölümü prefabrike betonarme yapılar için daha geniş kapsamlı olarak ele alınmaktadır. 27 Haziran 1998 Ceyhan Depremi (M s =6.3), prefabrike sanayi yapıla- rının yoğun olduğu bir bölgede mey- dana gelmesi nedeniyle, Türkiye’de prefabrike betonarme yapılarda ilk defa yoğun bir şekilde deprem hasarının gözlemlendiği bir deprem olarak bilin- mektedir. Bu depremde, hasarlar/göç- meler kolonları tabanda ankastre üstte mafsallı olan çubuk sistemler ile oluk yönünde kolon rijitliğinin daha düşük olduğu lambda çerçeve (kırıklı çerçe- ve) sistemlerde görülmüştür; mafsallı bağlantılarda ciddi sorunlar oluşmuş- tur. Özellikle çatı kirişinin kolon guse- sine tek pimle bağlandığı çok sayıda prefabrike hasar görmüş yapılarla kar- şılaşılmıştır. 17 Ağustos 1999 Kocaeli (İzmit) (M w =7.4, M s =7.8) ve 12 Ka- sım 1999 Düzce (M s =7.3, M w =7.1) depremleri Türkiye’de prefabrike sana- yi yapılarının en yaygın ve yoğun hasar gördüğü depremlerdir; Sakarya OSB etkileyici bir örnek olarak verilebilir. Yine kolonları temel düzeyinde ankas- tre üst bağlantıları mafsallı olan çubuk sistemler ve lambda çerçeve sistem- lerde toptan göçmeler ve yoğun yapı- sal hasarlara rastlanmıştır. Yine lamb- da çerçeve sistemlerde kolonların oluk kirişi yönündeki rijitliğinin az olması ve çubuk sistemlerde ise kolon rijitlikleri- nin yetersiz olmasından kaynaklanan sorunlar izlenmiştir. Buna ek olarak mafsallı bağlantılarda oluşan hasarlar, çatı kirişlerinin yanal stabilite sorunları, duvar panellerinin bağlantıları ve dona- tıdaki sorunlar da gözlemlenen diğer hasarlardır; sisteme uygun olmayan bağlantıları nedeniyle, prekast cephe panellerinin öncelikle göçtüğü örnek- ler de vardır. Sözü edilen depremlerin hemen hepsinde kolon-kiriş bağlantı- larının yetersizliği nedeniyle tamamen yere düşen çatı elemanlarına, çatı kirişi pim deliklerinin dolgularının yapılma- ması ve yetersiz filiz boyları nedeniyle göçen çatı kirişlerine ve yuvalı birleşim kenarlarının yetersizliği nedeniyle düş- müş ya da kenarları tamamen kırılmış çatı kirişi bağlantılarına rastlanmıştır. Ayrıca çatı kirişlerindeki üst başlık ge- nişliğinin küçük tutulması sonucu ya- nal stabilite yetersizliği nedeniyle bur- kulmuş çatı kirişlerine de rastlanmıştır. 23 Ekim 2011 Van Depremi (M w =7.2) sonrasında ise prefabrike sanayi ya- pılarında görülen hasarlar öncekilere göre daha azdır. Montaj aşamasındaki prefabrike sanayi yapılarının da hasar gördüğü gözlemlenmiştir. Bu da çatı kaplamasının çatı düzeyinde yapıya belli bir rijitlik kazandırdığı ve deprem hasarını azalttığı şeklinde yorumlana- bilir. Ayrıca hasar görmüş prefabrike yapıların çelik donatılarından örnekler

RkJQdWJsaXNoZXIy MTczMDA=