MAKALE
BETON PREFABRİKASYON
EKİM 2014
◆
SAYI : 112
7
Esasen tüm kentlerde kaynak mal-
zemesine bağlı olarak taş işçiliği ileri
seviyelerde gelişmiş doğal olarak bu
zanaat heykel sanatına da yol açmış
ve heykeltraşlık da çok gelişmiştir. He-
len ve Roma dönemlerinde antik çağda
surlar, evler yığma taş yapı teknikleriy-
le inşa edilmiş, 1 düşey - 2.6 yatay öl-
çüsüyle de son derece düzgün harçsız
duvarlar örülmüştür. (Resim 2)
Agora, akropol ve stoa gibi sütunlu
yapılarda taşıma kolaylığı için yuvarla-
tılmış taş malzeme kullanılmış ve sü-
tun ve kirişlerden oluşan bu yapılarda
sütunlar arasındaki eksenel açıklığın
yatayda sütun çapının üç mislini geç-
memesine dikkat edilmiştir. (Resim 3)
Tiyatro, stadyum gibi kitle yapıların-
da ise ileriki kısımda da daha detaylı
anlatılacağı üzere modüler bir yapım
tekniği kullanılarak yine ana hammad-
de olan taştan belirli bir süreç sonunda
elde ettikleri yapı elemanlarını ve öz-
gün bir yapım tekniğini kullanarak inşa
etmişlerdir. (Resim 4)
Hammadde olan taşın ocaktan çıka-
rılması için farklı teknikler kullanılmış-
tır. Helenistik dönem taş ocaklarında
kullanılan en yaygın taş çıkartma
yöntemi; maden aynasında taş yüze-
yinde açılan deliklerle taşı delmek, bu
deliklere ahşap kamalar yerleştirmek
ve daha sonra ahşabı suyla ıslatarak
genleştirip, çatlatılan kayayı alt tarafın-
dan kırmak şeklinde idi. Kaya parçası
taşınabilecek ebata getirildikten sonra
ise yapım mahaline yatayda makaralar
yardımıyla insan gücü ile kızaklayarak
veya özel taşıma araçları ile öküzlerle
çekilerek taşınmıştır. (2) Ayrıca taşı-
ma kolaylığı için madenden çıkarılmış
ham taşın tornada yuvarlatılması da bir
anlamda ocakta yapılmıştır.
Resim 4.
Afrodisyas antik kenti tiyatrosu
Resim 3.
Aizonai antik kenti Akropolü
Resim 5.
Çeşitli taşıma teknikleri (2)